Temsilcimiz Behiye CİVELEK‘in özel araştırması;
Sağlık hizmetlerinin sunumunda dünyada olduğu gibi ülkemizde de iş yükünü büyük oranda kadınlar taşırken, sendikaların genel merkez yönetimlerinde kadın temsil oranı yok denecek kadar azdır. Kadın emeğiyle ayakta duran sağlık alanında, kadınların örgütsel ve karar alıcı konumlardaki görünmezliği artık kabul edilemez boyuttadır.
Sendika Merkezlerinde Kadın Yönetici Yok Denecek Kadar Az! Bu Sessizliği Kabul Etmiyoruz!

Sağlık ve sosyal hizmet iş kolundaki sendikalarda yüzbinlerce kadın üye bulunmasına rağmen, kadınların genel merkez düzeyinde temsil edilme oranının son derece düşük olduğunu ve kadınlara söz hakkı verilmediğini görüyoruz
Yetkili sendika olan Sağlık-Sen’nin 230 bini aşan üye sayısının 146 bini kadındır. Benzer biçimde Türk Sağlık-Sen 105 bin üyesinin 63 bini kadınlardan oluşmaktadır. Genç Sağlık sendikasının 49 bin üyesinden 32 bini kadındır. Hep-Sen incelendiğinde ise 17.000 üyesinin 11 binini kadınlar oluşturmaktadır. Son olarak Genel Sağlık-İş sendikasının 9 bin üyesinden 5 bini kadınlardan oluşmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda üye ve temsilci sayılarını ezici bir şekilde kadınlar oluşturmaktadır. Genel merkez düzeyinde baktığımızda ise yönetime katılma olanağı verilmediği açıkça görülmektedir.

Sağlık-Sen ve Türk Sağlıksen sendikaların 335 bin üyesinin 209 bini kadın olmasına rağmen; Merkez yürütme kurullarında tek bir kadın yönetici olmaması, bilinçli olarak kadınların yönetici olma haklarının ellerinden alındığının kanıtıdır. Kadınlar sağlık hizmeti sunumunda ve örgütlü mücadelede en önde yer alırken, karar alma masalarında yok sayılıyorlar. Kadınlar iş karar alma noktasına geldiğinde dışarda bırakılıyor, böylelikle hem sağlık hizmeti hem de örgütlü mücadeledeki emekleri yok sayılıyor.
İncelediğimiz sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda beş sendika için toplam yönetim kurulu üye sayısı 35, bu kurullarda kadın sayısı ise yalnızca 4 kişidir. Yüz binlerce kadın üyesi olan bu sendikalarda kadınların temsiliyeti yalnızca %11.43′tür ve bu açık bir temsil krizidir
Sağlık ve Sosyal Hizmet iş kolunda En yüksek kadın üye oranına sahip sendikalardan biri olan SES’te yönetimde kadın oranı %42. 86’yı bulurken, diğer sendiklarda genel merkez kadın temsiliyeti hâlâ yeterli düzeyde değildir.
Bu durum şunu açıkça gösteriyor:
Kadınlar sağlık hizmetlerinde en önde yer alıyor, örgütlü mücadelede yer alıyor ama karar alma masasında yer verilmiyor. Temsil edilmeyen kadınlar, alınan kararların da dışında bırakılıyor.
Kadınların merkezde yer almaması nedeniyle, başta hamilelik izni, doğum izni, süt izni, çocuk ve kreş yardımları, regl izni gibi birçok konu karar masalarında ya hiç konuşulmuyor ya da konuşmuş olmak adına son derece yetersiz düzenlemelerle geçiştiriliyor ve ihtiyaçlara cevap vermekten çok uzaktır. Erkek egemen sendikacılığın bunları anlaması ve anlatması mümkün değildir.
Sahader olarak açık çağrımızdır:
Kadınların emeklerinin yok sayıldığı, temsiliyet hakkı verilmeyerek mağduriyetler yaratan bıyıklı sendikacılığınızı kabul etmiyoruz! Genel merkez yönetimlerinde üye sayısının yüzdesi oranında kadın temsiliyeti mecburi olmalıdır. Kadın temsiliyetinin olmadığı hiçbir yapı demokratik bir yapı değildir. Hem sağlık hizmeti sunumunda, hem de örgütlü mücadelede bu kadar kadın varken, temsiliyet noktasında kadına yer vermemek açıkça kadın emeğinin sömürüsüdür.

Bir yanıt yazın